Selimsky
Selim’s Home on the Net
Selim’s Home on the Net
Mar 5th
Büyüklerimize soralım iklimin nasıl değiştiğini, konuşmak için de bahane olur. Günü kurtarma peşinde koşan kişilerin özen göstermediği konularda yapabileceklerimiz, gelecekte daha az sıkıntı yaşamamızı sağlayabilir. Çocuklarımızın yaşayacağı bir dünya hayalı kuralım; kafasına bir cihaz takıyor, özel bir kıyafet giyiyor ve sanal bir ortama giriyor, tüm duyuları hissedebileceği bir ortam, isterse ormanda arkadaşları ile online paintball oynuyor, isterse kız ya da erkek arkadaşı ile kumsalda içkisini yudumluyor (Hatırlayalım, tüm duyuları hissedebiliyor.), okula gidebiliyor, matrix kafası yani, tabi bunların gerçekleşmesi için altyapıda çalışan insanlar ve robotlar düşünün. Dünyanın şu anki halinde bu tarz bir deneyim muhteşem olabilir, sabah Bafra pidesi, öğleyin Paris’de yemek, akşam Mersin Narlıkuyu’da lagos, sonra New York ’da müzikal, aralarda da playstation ya da alış veriş, ne de olsa ortam sanal, alışverişin sınırı yok, avatar kafası da aynı zamanda. Eğer değişim başlamazsa şu an yaşadığımız ortamda yaşanması uzak bir hayal. Teknoloji çağını yaşamaya başladığımızı varsayarsak, ne kadar hızlı bir gelişim yaşadığımızı görebiliriz geçtiğimiz 20 sene içerisinde. Peki bunları biz görebilecek miyiz? İstediği kadar güzel bir sanal ortam olsun, 80 km yol yapıp salaş bir balıkçıda arkadaşlarla yenen bir yemeğin tadını vermez, çünkü o an ordasındır, yemeği yerken “Aaa nereye gitti, bağlantısı kotu ya da birisi fişini çekti” diyemeyiz. Enerji tasarrufu çok önemli, alt kısımda çok güzel bir link, fotoğrafta da çok güzel bir concept map bulacaksınız. Restoranda yemediğimiz yemeği paket yaptırmak ayıp değil (Yayaya yol vermek de ayıp değil), bu bile 30 sene sonrası için bize zaman kazandırabilir. Yaşam mücadelesi verirken doğaya zarar veren kişiler her zaman olacak, çözüm ancak birlikte bulunabilir.
Soru: Bu zamana kadar dünyanın içine ederek sanayi yapılanmasını tamamlamış ülkelerin şimdi enerji tasarrufuna önem göstermeleri, kalkınmakta olan ülkeler için adil midir?
Magazin deutschland dergisinden alıntıdır. http://www.magazine-deutschland.de/tr/artikel-tu/yazilar/article/10-tipps-fuer-den-alltag.html
Başlık sadece ilgi çekmek içindi, belki “Men in Black 2” filminde Tommy Lee Jones ’un küçük bir dünyayı ellemesi gerçek de olabilir?
Mar 5th
CANLI YAYINDA MEDİTASYON YAPTI, UYUYA KALDI DEDİLER
Reyting üstüne reyting alan bir tv kanalında ki açık oturuma dün akşam konuk olarak katılan Pelin Batu, Hacı Bektaş Veli konusundan derinlemesine etkilendiği için meditasyona başladı.
KONU ONU DERİNDEN ETKİLEMİŞTİ.
Programa katılanlar kendi aralarında adeta Pelin Batu yu dışlarcasına hararetli bi şekilde Hacı Bektaş Veli den bahsederlerken , iç dünyasında gelgitler yaşayan Pelin Batu gözlerini kapatıp içinden 1098 e kadar saymaya başladı. Bütün gergin ortamlarda bunu yaptığını belirten Pelin kimseye birşey belli etmek istemedi.
GECEDEN KALMA OLABİLİR.
Konuklar durumu fark edince çirkinleştiler ve Pelin için ‘GALİBA BU KIZ GECEDEN KALMA ABİ AMAN ELLEMEYELİM UYUYSUN O, ŞİMDİ SARHOŞ MUHABBETİ ÇEKEMYİZ’ dediler. Pelin sayı sayarken bu lafları işittiği gibi ‘ NAHLET OLSUN BU ORTAMA, VÜCUDUM ATTI SABAH 07.00 DE UYANDIM , NE BEKLİYORDUNUZ’ diye açık verdi.
YÖNETMEN DE UYUDU
Pelin i canlı yayında uyuyo sanan yönetmen bu durumdan negatif yönde etkilenip asistanından üzerine bir battaniye istedi, anlam veremeyen asistan bahtaniyeyi verir vermez yönetmende uyumaya başladı.Ve kamera hep Pelin de kaldı. Çok tepkili telefonlar alan Kanal a en büyük teklif RTÜK ten geldi. ‘ GELİN BU PROGRAMI ÇOCUKLARIN UYUMA SAATİNE YAKIN YAPIN, AİLELER ÇOCUKLARINI UYUTURKEN KOLAYLIK YAŞASIN’ anlaşmaya sıcak bakan kanal konuk listesini gece alemini sevenlerden yapmaya özen gösterecekkmişşş.
Mar 1st
Normal midir bilmiyorum ama bazen böyle ufak şeylere takılıyorum. Pazar günü köpeğimi dolaştırırken dikkatimi çekti ve sizle paylaşmak istedim.
Bir ağacı dik tutmak için kendinden daha büyük başka bir ağacı kesmenin nasıl bir faydası var anlamış değilim..
Belkide bu o kadar da ufak birşey değildir?..
Feb 25th
Sizce bu törenin adı Oscar değilde başka birşey olsaydı yine bu kadar şaaşalı olur muydu? Ben hep merak etmişimdir. Oscar isminin okunurken kulakta bıraktığı etkileyici ton mu yoksa 82 yıldır devam edebilen prestijli bir organizasyonun ismi olmak mı ona bu imajı kazandırıyor?
Her neyse. Söylediğim gibi önümüzdeki ayın(Mart) 7′sinde 82. si yapılacak Oscar töreninin. Hazır daha zaman varken ve Pınar’ın kışkırtması üzerin bende bizim blogda kendi tahminlerimizi yapalım dedim.
Herkes en azından izlediği kadarıyla kendi favorilerini yazmakta özgür. Bakalım kaçınızda bir Hollywood yapımcısı olacak vizyon var görelim.
En İyi film
- The Hurt Locker
- Avatar
- An Education
- Distict 9
- The Blind Side
- Inglourious Basterds
- A Serious Man
- Up
- Up in the Air
- Precious
En İyi Yönetmen
- James Cameron (Avatar)
- Kathryn Bigelow (The Hurt Locker)
- Quentin Tarantino (Inglourious Basterds)
- Lee Daniels (Preciosus)
- Jason Bateman (Up in the Air)
En İyi Erkek Oyuncu
- Jeff Bridges (Crazy Heart)
- George Clooney (Up in the Air)
- Colin Firth (A Single Man)
- Morgan Freeman (Invictus)
- Jeremy Renner (The Hurt Locker)
En İyi Kadın Oyuncu
- Sandra Bullock (The Blind Side)
- Helen Mirren (The Last Station)
- Carey Mulligan (An Education)
- Gabourey Sidibe (Precious)
- Meryl Streep (Julia&Julia)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
- Matt Damon (Invitus)
- Woody Harrelson (The Messenger)
- Christopher Plummer (The Last Station)
- Stanley Tucci (The Lovely Bones)
- Christopher Waltz (Inglourious Basterds)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
- Penelope Cruz (Nine)
- Vera Farmiga (Up in the Air)
- Maggie Gyllenhaal (Crazy Heart)
- Anna Kendrick (Up in the Air)
- Mo’Nique (Precious)
En İyi Uyarlama Senaryo
-District 9
-An Education
-In the Loop
-Precious
-Up in the Air
En İyi Özgün Senaryo
-The Hurt Locker
-Inglourious Basterds
-The Messenger
- A Serious Man
- Up
Belki önce Avatar’ın kaç ödül alacağıyla işe başlamak iyi olur. Geriye çok birşey kalmayabilir büyük ihtimal. Bu arada bu seneki en büyük dedikodulardan biride, tarihinde ilk kez bir kadının(Kathryn Bigelow – The Hurt Locker) en iyi yönetmen ödülünü kazanıp kazanamayacağı.
Oscar törenini yayınlayan Ntv bu geceye özel güzel bir web sitesi yapmış. Tavsiye ederim:
http://oscar.ntvmsnbc.com/Main/Default.asp
Benim ilk adayım: Inglourious Bastards’dan en iyi yardımcı erkek ödülü: “Christopher Waltz”
Jan 8th
Meşhur Sorular:
Şu cevap bulunamayan meşhur sorular, ben başlıyorum ama destek bekliyorum, tabi cevap da lazım!
- Aşk mı para mı?
- En çok anneni mi seviyorsun babanı mı?
- Neden? (Felsefi)
- Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan?
- Ne olacak bu Türkiye’nin hali?
- Ne olacak bu Fener’in hali?
- Eski sevgili mi, alkol mü?
- Başkan Kennedy’i kim öldürdü?
- Uyuyor musun?
- Büyük patlamadan önce ne vardı?
- Kadınlar ne ister?
- Pulp Fiction’daki çantanın içinde ne vardı?
- Neden Windows’da hep beklenmedik bir hata olur?
- Bruce Lee iki sene daha yaşasaydı kurşun geçirmez olacak mıydı?
- Uçakta neden domates suyu içilir?
- Neden erkekler içkinin ucunu kaçırdığı günün ertesi “Bir daha bu kadar fazla içemeyecem” der? Ve sözünü tutamaz.
- Cumartesi ve Pazartesi’nin neden kendi isimleri yoktur?*
- Bir programı kurarken neden “kabul ediyorum” ya da “kabul etmiyorum” seçenekleri vardır? O kadar parayı bayılıp bir bilgisayar programı satın aldıktan sonra “kabul etmiyorum” seçeneğini işaretleyen bir takim saf kişiler mevcut mudur?*
- Neden futbol takimi olan Ajax “Ayaks” diye okunur da temizlik ürünü Ajax “Ajaks” diye okunur?*
- Neden ilanlarda “doktordan temiz araba” diye yazılır? Hipokrat yemininde “arabamı temiz kullanacağım” seklinde bir madde mi vardır?*
- Friends’te chandler’a gore ( tow the last one ) bacak arasına tekme yiyen bir erkeğin mi yoksa doğum yapan bir kadının mi daha çok acı çektiğidir. Her ikisini de tecrübe eden kimse olamayacağı için bu sorunun evrendeki en büyük sorulardan biri olduğuna inanır.**
- Alkol alırken sebep kavramı gerçekten var mıdır ?**
- Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar nerede yanlış yapıyorlar? ***
- Süper yapıştırıcı her şeyi yapıştırdığı halde niçin içinde bulunduğu tüpün iç çıdarlarını yapıştırmamaktadır? ***
- Niçin yanlış çevrilen telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz? ***
- Niçin falcıya gitmeden evvel randevu almak gereklidir? Geleceğimizi bilemez mi? ***
- Neden insanlar gökyüzünde 400 Milyon yıldız var denildiğinde inandıkları halde, yeni boyalı yazan yüzeyi elleriyle yoklarlar? ***
- Niçin fare kokulu kedi maması yok? ***
- Niçin uçaklarda paraşüt yerine can yeleği vardır? ***
- Eğer uçağın kara kutusu kaza anında parçalanmıyorsa neden bütün uçak bu kutunun üretildiği maddeden yapılmamaktadır?
- Bu yazı yorum alır mı?
*http://www.mynak.com/forum/komik-yazilar-f30/komik-ama-hala-cevabi-bulunamayan-t5112.html
** http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cevab%C4%B1+hen%C3%BCz+bulunamam%C4%B1%C5%9F+sorular
*** http://www.fikrin.net/fikir-189-Cevabi_Bulunamayan_Sorular__.html
Jan 5th
Vay anasını! Neymiş bu Big Chefs!?
Tabii gitmesek çatlıyoruz. Yeni, herkesin bahsettiği ve ünü kendi boyunu çoktan aşan mekanlara gitmezsek çatlıyoruz. Bizde çatlamamak için gittik Big Chefs’e. İtiraf etmem gerekirse bir kaç kez de çok dolu olduğu için vazgeçtiğimiz olmuştu ama şansa geçen cumartesi başarabildik.
Big Chefs önce Ankara’da, sonra Etiler’de ve son olarakta Şişhane’de açılmış bir restoran-cafe..
Biz Etiler’dekine gittik.
Çok kısa olarak izlenimleri aktarmak ve en sonunda yemeğimin servis edildiği tabağın görüntüsünü paylaşmak istedim:
İçerisi güzel dizayn edilmiş.. Sıcak bir ortam var. Ayrıca ferah.
Garsonlar heralde aşırı ilgiden olacak, işimiz bitsede gitsek gibi bir tavır içindeler.
Yediğim yemeklerin lezzeti, mekanın ünü ve ona gösterilen ilgisiyle çok uzaktan bir ilişki içinde. Aynı yemeği Etiler’de 10 yerde daha yersiniz.
Benim şinitselimi servis ederken kullandıkları tahta tabağın durumu ise bu aşırı ilginin pek de uzun sürmeyeceği hissini yarattı bende..
Siz ne dersiniz?
*Evet tabak yanık.
Dec 21st
Bildiğiniz üzere Dünya iklim konferansı 16 Aralık’ta sona erdi… Tabii bu kadar çok devletin katıldığı ve çıkarların çakıştığı bir ortamdan ne kadar faydalı bir sonuç çıkabileceği tartışmalıydı. Anladığım kadarıyla mevcut durumu değiştirecek bir karar da çıkmadı nitekim.. Tam da bu konferans haberleri sırasında şans eseri Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümran İnan’la yapılmış bir röportaja rastladım.. Ümran İnan röportajında, Küresel Isınma konusunun politize olduğundan, bu olguyu savunanların daha fazla ödenek aldığı için bazı verileri gizlediğinden ve durumun bahsedildiği kadar vahim olmayabileceğinden bahsediyor. Bu arada kendisinin Stanford Üniversitesi’nde 36 yıl görev yapmış biri olduğunu da belirtmek isterim.
Bende size küresel ısınmayla ilgili çok daha enterasan bir tezden bahsediyim o zaman: Aslında küresel ısınmayı yavaşlatan şey küresel ısınmanın ta kendisi!.. Nasıl mı? Bu tezi ise ilk defa BBC’nin “Global Dimming” adlı belgeselinde izledim. Belgeselin adı aynı zamanda tezinde adı. Dünyada insan eliyle üretilen gazlar özellikle green house etkisini arttırırken bir yandan da atmosferde yarattıkları karartmayla daha fazla güneş ışınının yerküreye çarpmasını engelledikleri ileri sürülüyor(güneş ışınlarını yansıtarak). Yani ortaya çıkan tabloda eğer bir anda green house etkisini arttıran bütün etkenleri durdurursak, çok daha hızlı bir şekilde küresel ısınmayla karşı karşıya kalabiliriz sonucuna varabiliriz…
İlginç değil mi?
http://en.wikipedia.org/wiki/Global_dimming
http://en.wikipedia.org/wiki/Green_house_effect
Dec 18th
Hani bazı anlar vardır, hayatınızı içinden değil de uzaktan değerlendirirsiniz, Musaçça (Google maps de Misakça yazıyor.)bir sahil kasabası, bir Perşembe akşamı (Kurtlar vadisi vardı televizyonda, oradan hatırlıyorum) arkadaşlarla yaptığımız bir ziyaret oldu Karides restorana. (Uyarmam gerekir, gece yarısı 2 saat uykuyla duran ve alkollü olan bir şoförle mekana ulaşmaya çalışmayın, riskli, gerek yok.)
Peki mikro boyuttan makro boyuta geçiş nasıl yaşanır. Sahil kasabasında denizin dalga
larını sadece duymakla kalmayıp hissedebileceğiniz salaş bir restoranı bulursunuz; sakin bir musiki; sofraya sütlü balık, rakı ve salata istenir. Size tavsiyem yeni bir lezzet deneyeceğiniz zaman mekana tok gitmeyin, biz mekana farklı bir restorandan gittik, aç değildik ve buna rağmen hayatımda yaşadığım ilk sütlü balık deneyimi için söylenebilecek tek laf “Üff” (Aç olmamama rağmen).
Sütlü balık tarifleri internette var, ben daha önce hiç duymamıştım, bizimkisi Karagöz balığından yapılmıştı,tepsi gibi bir şeyin ortasında bir balık duruyor, etrafında ise 1 parmak sütlü sosu var, tarifi vermiyorlar tabi ama kaşık kaşık yeniyor. Salata oraların sebzelerinden yapıldığı için kanınızı temizliyor gibi hissettiriyor.
Burada aklınıza şu soru gelebilir, bu mudur? Hayır, insanı düşüncelere daldıran, hep sorması gereken soruları bir anda sorma ihtiyacı hissettiren deneyim elektriğin kesilmesi oldu, müzik kesildi, dalgaların sesi yükseldi, hemen önümüzde olan ancak restoranın ışığı yandığı için göremediğimiz manzara bir anda ortaya çıktı, restorandaki eleman hemen tüplü bir fener yaktı ve yanılsamalar başladı… 3 kişi, sütlü balık, salata, bir ufak rakı, 70 TL, yaşanılan keyif paha biçilemez. İsmimin açıklanmamasını rica ediyorum Selim bey, nasıl olacak?
Dec 14th
Bu yazımı filmlerine ve kendisine hayran olduğum sevgili Guy Ritchie’ye ithaf etmek istiyorum : )
Guy Ritchie deyince hemen herkesin aklına ‘Snatch’ filmi gelir ki benim için de bu durum ta ki Lock, Stock and Two Smoking Barrels filmini görene kadar geçerliydi. Artık Guy Ritchie denince aklıma ilk gelen Lock, Stock and Two Smoking Barrels filmidir.
Ritchie’nin ilk sinema filmi ve Jason Statham’ın oynadığı ilk film olma gibi özelliklerini de hatırlatıp filmin konusu hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.
Eddie ve 3 arkadaşı birleştirdikleri parayla kumar oynamaya karar verirler ve oyuncu olarak Eddie’yi seçerler. Eddie çok iyi bir kumarbazdır fakat hileli bir oyun masasında bulunduğunun farkında değildir. Gecenin sonunda inanılmaz bir borçla masadan kalkar (Eddie’in kaybettikten sonra masadan kalkış sahnesi muhteşem). Borcunu ödemesi için Eddie’ ye bir hafta süre verilir ve macera başlar.
Burada filmdeki karakterlerin çoğu Guy Ritchie’nin seçtiği amatör insanlardan oluşturduğunu elirtmek gerek sanırım ama, itiraf etmeliyim ki çok başarılılar. Bana göre içlerinde ki en unutulmaz karakter ise Rory Breaker (Gerçekten inanılmaz; hala hatırladıkça gülüyorum ).
Filmde geçen en komik sahnelerden biri, filmin nasıl bir yapıda olduğu hakkında size fikir verecektir sanırım:
Rory Breaker: “If you hold back anything, I’ll kill ya. If you bend the truth or I think you’re bending the truth, I’ll kill ya. If you forget anything, I’ll kill ya. In fact, you’re gonna have to work very hard to stay alive, Nick. Now, do you understand everything I’ve just said? ‘Cause if you don’t, I’ll kill ya!”
Sonuç olarak kurgu süper, müzik süper, oyunculuk süper yani Snatch ‘i beğenen herkesin mutlaka izlemesi gereken eğlenceli, muhteşem bir film. Herkese “gururla” tavsiye ederim.
Fragman: http://www.dailymotion.com/video/x8s5nu_lock-stock-two-smoking-barrels-thea_shortfilms
P.S: Dvd’sini asla bulamıyorum, bulmak büyük şans gibi o yüzden Selim’cim senden ricam olacak; bu filmi sen bulursun belki, çok büyük bir sevap işlersin hem de her tuttuğun altın olur.
Bu arada filmlerden başka bir şey yazayım dedim olmadı : ) . Kitap desen, kitap zevkim hiç iç açıcı değil( belki ‘ejderha dövmeli kız, polisiye seviyorsanız..),cafe/bar/restoran desen bilirsin ki gezmeyi hiç sevmem: )) . Bu durumda film tavsiyelerim daha hayırlı gözüküyor. Yine de çok ilginç bir şeyler duyup yaşarsam paylaşırım. Saygılar.