Öncelikle Selim’e bana sayfasında futbol üzerine yazı yazmama imkan tanıdığı için teşekkür ederim. Beni yakından tanıyan herkes bilirki ben koyu bir Galatasaray taraftarıyım. Yinede futbol hakkındaki yazılarımı yazarken taraftar kimliğimden etkilenmediğimi zaman içinde göreceksiniz.
Bu ilk yazımda, Türkiye’de futbol seyiricisi üzerine yazmaya karar verdim. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, 1994 senesinden beri kombine kartımla düzenli bi şekilde maçlara giderim. Fırsat buldukça yurt dışındaki maçları da takip etmeye çalışırım.
Futbolu güzel kılan tribünlerdeki seyircidir. Seyircisiz futbolun zevkli olacağını düşünmüyorum. Ancak maalesef ülkemizde oynanan futbol müsabakalarına ilginin çok az olduğunu görüyoruz. Statların doluluk oranlarının düşüklüğün de; oynanan futbolun kalitesizliği, stada giriş çıkışlardaki zorluklar, numaralı koltuk anlayışının yerleşmemesi, maç içinde yapılan küfürlü tezahuratlar ve en önemlisi statlarımızın çok eski ve demode olmasını en önemli sebepler bana göre. Türkiye’de günümüz koşulların da gerçek anlamda futbol stadı çok az. 2016 Avrupa Futbol Şampiyonasına adaylığımız sayesinde, daha yeni yeni devletin de desteği ile bazı statlarımız yenilenmeye başlandı. Tabii daha kat edilecek çok yol var. Yakın bir geçmişte, benzer bir şekilde, Almanya da dünya kupasına ev sahipliği yaptığı sırada tüm statlarını yenilemiş ve bu yenilemeden sonra statlardaki doluluk oranı en fazla olan ülkeler arasına girmeyi başarmışladı. Bu statlar sayesinde oradaki insanlar haftasonu aileleri ile beraber rahat bi şekilde maçlarına gidebiliyorlar artık.
Statların yanı sıra, Türkiye’de futbol seyircisi sayısının az olmasını etkileyen başka bir unsurda, yurt dışında ki gibi genelde maçların gündüz oynanması yerine ülkemizde gece maçlarının ağırlıkta olması. Örneğin, Pazar akşamı saat 8’de, bazen de 9’da başlayan maçlar, bu maçlara gitmeyi düşünen seyircilerin ertesi gün erkenden işe gitme mecburiyeti olduğundan hakettikleri seyirci sayısına ulaşamıyor.
Tabii, bazı takımların yılda 1 kez oynadığı büyük takımlarla olan maçlarda bilet fiyatlarını yıllık sattığı kombine fiyatından bile fazla tutmaları da başka enteresan bi konu. Oysa taraftarına en çok ihtiyacı olan maçta, kendi tribünlerini boş bırakıyorlar. Kayserispor ele alalım; bu sezon oynanan Kayserispor –Fenerbahçe maçında tribünlerde yaklaşık 5.000 civarında taraftar vardı. Buna en büyük etkende biletlerin fahiş fiyatta olmasıydı. Burada Kayserispor, taraftar baskısının maçı kazanmasına yardımcı olmasındansa, daha çok alacağı hasılatı düşündü. Oysa, bu haftasonu oynanan Kayserispor-Bursaspor maçında gördük ki ucuz bilet fiyatıyla 30.000 kişilik yepyeni stadlarını doldurdular ve maça gelen 30.000 seyirci ile rakibi baskı altına alıp maçı rahat bir şekilde kazanmasını bildiler.
Sonuç olarak, öncelikle ülkemizde ki stadların yenilenmesi ile beraber maçları izleyecek futbol seyircisinin artacağını ve seyirci profilinin olumlu yönde değişeceğini düşünüyorum. Bu değişim ile beraber umarım 2016 Avrupa Şampiyonası da ülkemizde seyircisi bol ve en güzel şekilde ev sahipliği yapabiliriz.
Merhaba,
Dorugun yazı yazmaya başlamasıyla blogda bir hareketlilik olacağını düşünüyorum. Senle bir cok konuda hemfikirim. Mesela kasımpaşa-Galatasaray maçına misafir seyirci olarak gittim açık tribun bilet fiyatı 120 TL idi. Dikkatiniz çekerim VIP dil açık tribun, yani kale arkası. Böyle saçma fiyat politikasıyla seyirciyi soğutuyorlar. Seyircinin ilgisi birazda statların konforuyla alakalı. GS normal lig maçları kapalı ust bilet satılmıyor ama satılsa fiyat 80-100 TL civarı olur kombine fiyatını mac sayısını bolunce yaklaşık bu rakkam cıkıyor. 100 TL ye butun mac ayakta durmak zorundasınız. 100 TL ye daha konforlu bir maç izlemeli seyirci.
Hayırlı olsun dorukcum telegol ekibine katılmayı düşünürmüsün gökmen den daha cok reyting yaparsın bagıra bagıra konusursun tam senlık program Bu arada 2016 değil 2216 ya şimdiden hazırlansak da bu kafayla degil kupa organizasyonu halı saha maçı bile organize edemeyiz.
Bkz: Kısa kulvar yüzme
Dorukcum,
Öncelikle güzel yazın için seni kutlar, hayırlı olmasını temenni ederim.
Bu haftaki konuda seninle %100 hem fikirim.
Benim eklemek istediğim, bilet fiyatlarının fahiş olması sadece anadolu takımları için değil 3 büyükler içinde ciddi bir handikap.
Örnek verecek olursak geçen hafta GS’ın geçen hafta aynı hafta içerisinde bir UEFA kupası bir de Süper Lig maçı vardı ve Türkiye’deki maça gelen seyirci kitlesinin büyük bölümünü orta kesim ve düşük gelir gurubundan olan vatandaşlarımız oluşturduğu için mevcut bilet fiyatları ile aynı hafta 2 maça gelme imkanına sahip olamıyorlar.
Sonuç olarak bu haftaki son İBB maçında Yeni Açık Tribün kısmen boş kaldı.
Bunun başka bir benzeri kombine kart ortalaması en yüksek olan FB içinde Şükrü Saraçoğlunda yaşanıyor. Kale arkası alt katlar lig maçlarında boş kalabiliyor.