YANILSAMALAR – Bir Gezginin Yazıları…

Hani bazı anlar vardır, hayatınızı içinden değil de uzaktan değerlendirirsiniz, Musaçça (Google maps de Misakça yazıyor.)bir sahil kasabası, bir Perşembe akşamı (Kurtlar vadisi vardı televizyonda, oradan hatırlıyorum) arkadaşlarla yaptığımız bir ziyaret oldu Karides restorana. (Uyarmam gerekir, gece yarısı 2 saat uykuyla duran ve alkollü olan bir şoförle mekana ulaşmaya çalışmayın, riskli, gerek yok.)

Peki mikro boyuttan makro boyuta geçiş nasıl yaşanır. Sahil kasabasında denizin dalga

larını sadece duymakla kalmayıp hissedebileceğiniz salaş bir restoranı bulursunuz; sakin bir musiki; sofraya sütlü balık, rakı ve salata istenir. Size tavsiyem yeni bir lezzet deneyeceğiniz zaman mekana tok gitmeyin, biz mekana farklı bir restorandan gittik, aç değildik ve buna rağmen hayatımda yaşadığım ilk sütlü balık deneyimi için söylenebilecek tek laf “Üff” (Aç olmamama rağmen).

Sütlü balık tarifleri internette var, ben daha önce hiç duymamıştım, bizimkisi Karagöz balığından yapılmıştı,tepsi gibi bir şeyin ortasında bir balık duruyor, etrafında ise 1 parmak sütlü sosu var, tarifi vermiyorlar tabi ama kaşık kaşık yeniyor. Salata oraların sebzelerinden yapıldığı için kanınızı temizliyor gibi hissettiriyor.

Burada aklınıza şu soru gelebilir, bu mudur? Hayır, insanı düşüncelere daldıran, hep sorması gereken soruları bir anda sorma ihtiyacı hissettiren deneyim elektriğin kesilmesi oldu, müzik kesildi, dalgaların sesi yükseldi, hemen önümüzde olan ancak restoranın ışığı yandığı için göremediğimiz manzara bir anda ortaya çıktı, restorandaki eleman hemen tüplü bir fener yaktı ve yanılsamalar başladı… 3 kişi, sütlü balık, salata, bir ufak rakı, 70 TL, yaşanılan keyif paha biçilemez. İsmimin açıklanmamasını rica ediyorum Selim bey, nasıl olacak?